Himmet Baba Camii ve Türbesi Restorasyon, Güçlendirme ve Konservasyon Uygulaması
Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar gören 176 yıllık Elbistan Himmet Baba Camii ve Türbesi’nde yürütülen restorasyon, güçlendirme, konservasyon ve çevre düzenleme uygulaması tamamlanmış; yapı 18 Eylül 2026 Cuma namazıyla yeniden ibadete açılmıştır.
Kahramanmaraş depreminde ağır hasar gören yapı, resmî hasar tespit tutanakları ve bilim heyeti kararlarıyla belgelendi.
Himmet Baba Camii ve Türbesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerde taşıyıcı sisteminde, kubbesinde ve minaresinde ciddi hasar görmüştür. Yapının hasarlı durumu resmî hasar tespit tutanaklarıyla kayıt altına alınmış; bilim heyetinin kararları doğrultusunda onarım, güçlendirme ve konservasyon kapsamı belirlenmiştir.

Tescilli yapıya zarar vermeyecek hassas el kazısı ve düşük basınçlı zemin enjeksiyonuyla taşıyıcı sistem güvenliği sağlandı.
Temel hatlarında ve duvar bünyesinde oluşan yapısal boşluk ve çatlakların doldurulması amacıyla, özgün harç analiziyle uyumlu hidrolik kireç esaslı enjeksiyon harcı 0,5-1,5 bar arasındaki düşük basınçla pakerler vasıtasıyla yapıya enjekte edilmiştir. Zemin enjeksiyonunda, onaylı projede belirtilen koordinatlara göre karelaj yapılmış; tarihi temellere ve stratigrafik katmanlara zarar vermeyecek şekilde 8 metre derinliğe kadar reçineli enjeksiyon delikleri açılmış, uygulama boyunca çatlak ölçer ve distomatlarla yapıda deplasman kontrolü yapılmıştır.


Raspa, derz açma ve güçlendirme derzi imalatlarıyla özgün taş duvar dokusu güçlendirildi.
Duvar yüzeyindeki niteliksiz sıva, hidrolik kireç esaslı harç ve son dönem eklentileri, özgün taş dokuya zarar vermeyecek şekilde mikro keskiler ve hassas mekanik raspa araçlarıyla katman katman kazınarak temizlenmiştir. Yapısal özelliğini yitirmiş mevcut derzler boşaltılarak, yapının özgün harç mekaniğine uygun akışkan hidrolik kireç esaslı (NHL) güçlendirme harcı düşük basınçlı pompalarla derz kanallarına tamamen doldurulmuş; güçlendirme filesi çekme işlemiyle duvarların yapısal bütünlüğü artırılmıştır.

Türbenin özgün ahşap kapısı, temizlik, biyolojik koruma ve ahşap bütünleme aşamalarıyla konserve edildi.
Tarihi ahşap kapı yüzeyindeki niteliksiz son dönem boya katmanları, jel sökücüler ve mekanik kazıma yöntemleriyle özgün dokuya zarar verilmeden temizlenmiştir. Mantar ve böcek tahribatına karşı biyosit solüsyonlarla konsolide edilen ahşap bünyedeki boyutsal kayıplar ve çatlaklar, özgün ahşap tozu ve doğal reçine karışımı macunlarla bütünlenmiştir. Taşıyıcı özelliğini yitirmiş çürümüş ahşap parçalar, aynı ağaç cinsinden kurutulmuş kerestelerle geleneksel geçme teknikleriyle yenilenmiştir.


Özgün taşla aynı mineralojik yapıya sahip taş ocağından temin edilen bloklarla minare yeniden örüldü.
Minarenin özgün taşlarının petrografik ve laboratuvar analizleri yapılarak, aynı mineralojik yapı ve renge sahip aktif taş ocağı tespit edilmiş; ham blok numuneleri idari teknik heyet ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayına sunulmuştur. Her bir sıra taşın eğrisel çapı, yüksekliği ve derinliği rölöve projelerine göre milimetrik hesaplanmış; şablonlarla kesilen taşlar geleneksel el aletleriyle ince işçiliğe tabi tutulmuş, taşların birbirine kilitlenmesi için kenet ve zıvana yuvalarına şantiyede eritilmiş saf kurşun dökülerek sabitleme (kurşunlama) tamamlanmıştır.


Kubbe ve tonoz örtüsünde özgün detaylara uygun yeni kurşun levha kaplaması uygulandı.
Yapının üst örtüsündeki mevcut kurşun levhaların kalınlıkları mikrometrik ölçümlerle tespit edilmiş, aşınma ve delinme durumları hasar haritalarına işlenerek yeni kurşun levha detay projesi idari kontrollüğün onayına sunulmuştur. Ömrünü tamamlamış eski kurşunlar sökülmüş, altındaki taşıyıcı ahşap yüzey kontrol edilerek çürümüş çam kaplama tahtaları yenilenmiş; nefes alabilen su yalıtım örtüsü serilerek saf kurşun levhalar şablonlara göre kesilip kenetleme yöntemiyle (kurşun çivisi kullanılmadan) monte edilmiştir.

Bahçe duvarı, drenaj, iç mekân sıva ve kubbe koruma imalatlarıyla uygulama tamamlandı.
Yapının çevre düzenlemesi kapsamında bahçe duvarı ve drenaj hatları tamamlanmış, türbe iç mekânında ince sıva uygulamaları bitirilmiş, kubbe üzerindeki koruyucu çelik iskele kaldırılmıştır. Aşağıdaki fotoğraflar imalatın tamamlanma aşamasını yansıtmaktadır.




Minarenin köşk ve külah bölümü, şerefesi tamamlanan taş gövdenin üzerine vinçle monte edildi.
Atölyede geleneksel ahşap işçiliğiyle hazırlanan korkuluklu köşk ve kurşun kaplı külah, tek parça hâlinde vinçle kaldırılarak minarenin taş gövdesindeki şerefenin üzerine oturtulmuş; montaj iş güvenliği ekipmanlarıyla sahadaki uygulama ekibi tarafından tamamlanmıştır.



176 yıllık tarihi cami, 18 Eylül 2026 Cuma namazında yeniden ibadete açıldı.
Kasım 2025’te başlayan ve yaklaşık bir yıl süren restorasyon, 6 Şubat 2023 depreminde Elbistan’da Ulu Cami, Çarşı Atik Cami ve Ceyhan Cami ile birlikte ağır hasar gören Himmet Baba Camii’ni yeniden cemaatle buluşturdu. Yapı, minaresinin sağ yerine sol tarafta konumlanmış olması ve minberinin türbeye açılı yerleştirilmiş olmasıyla Türkiye’de az rastlanan mimari özellikler taşımaktadır.


Restorasyonu tamamlanan yapının kuşbakışı son durumu aşağıdaki fotoğraflarda görülmektedir.





Kaynak: Elbistan’ın Sesi — “Yeniden ayağa kalkan 176 yıllık cami cemaatiyle buluşuyor”
Uygulama, resmî kontrol ekibi ve bilim heyetinin gözetiminde yürütülüyor.
Yüklenici
Taksim Yapı Mimarlık İnşaat Restorasyon Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Kontrol Ekibi
Çiğdem Yeşilyurt (Mimar), Süleyman Enez (İnşaat Yüksek Mühendisi)
Bilim Heyeti
Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, Prof. Dr. Bekir Eskici, Erdoğan Tunç, Yahya Dilsizoğlu
Depremde ağır hasar gören 176 yıllık tarihî cami ve türbe, taşıyıcı güvenliği ve özgün mimari kimliği korunarak yeniden ayağa kaldırıldı.
Zemin enjeksiyonu, güçlendirme derzi ve minare taş işçiliğiyle taşıyıcı sistem güvenliği sağlanan yapıda; ahşap kapı konservasyonu, kurşun örtü, minare şerefesi montajı ve iç mekân sıva imalatları tamamlanmıştır. Restorasyonu biten cami ve türbe, 18 Eylül 2026 Cuma namazında yeniden cemaatiyle buluşmuştur.
