Taş ve Derz Onarımları
Dış cephe taş yüzeyleri ve derz bölgeleri, yapının özgün malzeme karakterine uygun şekilde ele alındı.
İshak Çelebi Camii, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan coğrafyasında inşa ettiği büyük camilerden biridir. II. Bayezid döneminde, 1506-1507 yıllarında Manastır Kadısı İshak Çelebi tarafından Ulu Cami tipinde ve Cuma Camii olarak inşa edilmiştir.
Yapı, inşa edildiği dönemde mektep, medrese, zaviye, imaret ve tabhaneden oluşan büyük bir külliyenin parçasıydı. Günümüzde Manastır’da ayakta kalmayı başaran üç camiden biri olarak tarihi önemini korumaktadır.
İshak Çelebi Camii restorasyonu, Balkan coğrafyasındaki Osmanlı dini mimari mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından Taksim Yapı’nın önemli uluslararası referanslarından biridir.
Cami, taş malzemeden inşa edilmiş tek kubbeli bir yapıdır. Harim bölümü kare planlıdır ve yüksek kubbe ile örtülüdür. Kare harimden yuvarlak tambur kasnağına geçiş tromplar yardımıyla sağlanmıştır.
Harim, son cemaat yeri, minare ve ek mekânlardan oluşan yapı; taş işçiliği, iç mekân ahşap elemanları, kubbe geçişleri, kalem işi yüzeyleri ve ana giriş düzeniyle Klasik Osmanlı dönemine ait güçlü mimari karakter taşır.
İshak Çelebi Camii, İkinci Dünya Savaşı sırasında aldığı hasarlar ve zaman içinde oluşan bozulmalar nedeniyle kapsamlı restorasyon ihtiyacı göstermiştir. TİKA tarafından yürütülen süreçte yapı statik ve mimari açıdan ele alınmıştır.
Restorasyon kapsamında özgün olmayan ahşap karkaslı son cemaat kubbesi ve sütunları sökülmüş, özgün malzeme ve yapım tekniğine uygun şekilde yeniden inşa edilmiştir. Taş ve derz onarımları, ahşap eleman restorasyonu, iç mekân düzenlemeleri ve kalem işi uygulamaları titizlikle tamamlanmıştır.
Dış cephe taş yüzeyleri ve derz bölgeleri, yapının özgün malzeme karakterine uygun şekilde ele alındı.
Kapı, pencere kepenkleri, minber, vaaz kürsüsü ve harim ahşap elemanları özgün karakteri korunarak onarıldı.
Harim ve son cemaat kuzey duvarındaki kalem işleri, canlandırma yöntemiyle restore edildi.
Öncesi ve sonrası görselleri, caminin harim mekânında, kubbe yüzeylerinde ve kalem işi uygulamalarında elde edilen değişimi açık biçimde göstermektedir.
Caminin iç mekânında kalem işi yüzeylerin korunması, ahşap elemanların onarılması, özgün detayların ortaya çıkarılması ve ibadet mekânının bütüncül algısının güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
Minber, mihrap, vaaz kürsüsü, pencere kepenkleri ve harim kapısı gibi elemanlarda özgün olmayan boyalar raspalanmış; özgün ahşap ve süsleme karakteri doğrultusunda restorasyon uygulamaları yapılmıştır.
Restorasyon sürecinde caminin çevresi taş duvarlarla korunmuş, bahçe alanı peyzaj kararlarıyla yeniden ele alınmıştır. Süs havuzu, şadırvan ve çevre düzenleme uygulamalarıyla yapı bütüncül şekilde tamamlanmıştır.
Bu çalışmalar, caminin mimari değerini korumanın yanında, yapının çevresiyle uyumlu, ziyaretçi ve ibadet kullanımı açısından nitelikli bir açık alan düzenine kavuşmasını sağlamıştır.
Yapının dış cephe ve giriş ilişkisi, caminin kentsel ve ibadet kullanımıyla uyumlu biçimde ele alındı.
Restorasyon sonrasında yapı, dış mekân algısı ve aydınlatma etkisiyle güçlü bir anıt eser görünümü kazanmıştır.
Minare, taş cephe ve yapı çevresi, restorasyonun bütüncül koruma yaklaşımı içinde değerlendirildi.
Restorasyon çalışmaları; statik ve mimari güçlendirme, son cemaat yeri düzenlemeleri, ahşap eleman onarımları, taş-derz uygulamaları, kalem işi canlandırmaları ve çevre düzenleme imalatlarını kapsayan bütüncül bir süreç olarak tamamlandı.
Taksim Yapı tarafından yürütülen bu uygulama, Balkanlar’daki Osmanlı mirasının korunması ve uluslararası restorasyon tecrübesi açısından önemli bir referans niteliği taşımaktadır.
Taksim Yapı, kültür varlıkları, dini yapılar ve anıtsal ölçekli restorasyon uygulamalarında araştırma, belgeleme, kurul koordinasyonu, saha yönetimi ve teknik uygulama süreçlerini birlikte ele alır.
Taksim Yapı, kültür varlıkları ve nitelikli yapı projelerinde araştırma, belgeleme, kurul koordinasyonu, saha uygulaması ve teknik yönetim süreçlerini birlikte ele alır.
İletişime Geç