Eshab-ı Kehf Külliyesi (Cami ve Ribat) Restorasyon, Konservasyon Uygulaması
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde, Kur’an’ın Kehf Suresi’nde anlatılan kıssayla özdeşleştirilen ve Anadolu Selçuklu dönemine uzanan Eshab-ı Kehf Külliyesi’nde, Bilim Kurulu kararları doğrultusunda camii ve ribatın projelerinin hazırlanması ile restorasyon/konservasyon uygulaması sürdürülmektedir.
Kur’an’ın Kehf Suresi’nde anlatılan kıssayla özdeşleştirilen külliye, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze katmanlı bir yapı bütünlüğü taşımaktadır.
Afşin ilçesi sınırlarında, inanışa göre inançlarını korumak için bir mağaraya sığınan gençlerin kıssasıyla özdeşleştirilen külliye, hem Hristiyanlık hem İslam geleneğinde kutsal kabul edilmektedir. Kaynaklara göre mağara girişinde önce küçük bir Bizans dönemi kilisesi bulunuyordu; Anadolu Selçuklu döneminde Maraş Emiri Nusretüddin Hasan Bey tarafından Aralık 1215 – Ocak 1216 arasında başlatılan inşa faaliyeti 1234 yılına kadar sürdürülerek mağara çevresine cami, ribat ve han inşa edilmiştir.
Dulkadirli Beyliği döneminde (1500-1510) medrese, buk’a ve kadınlar mescidi ilaveleriyle genişletilen külliye, Osmanlı döneminde 1531 yılında eklenen “Paşa Çardağı” ile bugünkü genel yerleşim düzenine kavuşmuş; vakıf statüsü Osmanlı dönemi boyunca korunarak külliyenin varlığı ve işlevi günümüze kadar sürdürülmüştür.
Külliye, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde “Eshab-ı Kehf Külliyesi (İslam-Osmanlı Sosyal Külliyesi)” adıyla yer almaktadır.
1940’lı yıllara ait arşiv fotoğrafları, külliyenin geçirdiği ağır tahribatı ve süregelen onarım ihtiyacını belgelemektedir.
Kadı Sinanzâde Orhan Saydam Arşiv Kitaplığı’nda muhafaza edilen 1940’lı yıllara ait fotoğraflar, taç kapının ve çevresindeki yapıların o dönemde ağır hasarlı ve büyük ölçüde yıkık durumda olduğunu göstermektedir. Bu belgesel fotoğraflar, külliyenin zaman içinde geçirdiği tahribatı ve bugün sürdürülen restorasyon çalışmasının önemini ortaya koyan tarihi kaynaklardır.



06 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında külliye, resmî hasar tespit tutanaklarıyla belgelendi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 06 Şubat 2023 depremi vakıf kültür varlıkları hasar tespit çalışması kapsamında, Afşin ilçesi Emirli Mahallesi’nde (172 ada, 17 parsel) yer alan külliyenin kervansaray yapısı 16.02.2023 tarihinde incelenmiş; kargir taşıyıcı sistemli ve doğal taş malzemeli yapı hafif hasarlı (tamir edilebilir seviyede) olarak tespit edilmiş, acil müdahale gereği bulunmadığı, ribat giriş-çıkışının kapatılması ve ayakta kalan duvarlarının askıya alınması gerektiği tutanağa not edilmiştir.
Külliyenin cami, han ve ribat bölümlerinden oluşan diğer kısımları ise 08.03.2023 tarihinde Taha Demirci ve Özge Nihan Güleken tarafından yapılan incelemede, depremden kaynaklı hasar tespit edilmeksizin “hasarsız” olarak kayda geçirilmiştir.

24.09.2025 tarihli Bilim Kurulu toplantısında alınan kararlar doğrultusunda kapsamlı bir izleme ve güçlendirme programı yürütülüyor.
Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller başkanlığındaki Bilim Kurulu’nun 24.09.2025 tarihli kararına göre, taç kapı üzerinde çalışma yapılmadan önce yerinde yapılan inceleme sonucunda yapıdaki risklerin bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiş; rölöve-restitüsyon çalışmalarının başlatılmasına, malzeme analizleri ve georadar taramasıyla desteklenen zemin etüdü/geoteknik raporu hazırlanmasına, temellerde araştırma kazıları yapılmasına ve yapı genelinde düşey hareket izleme ile aletsel gözlem sistemi kurulmasına karar verilmiştir.
Ashab-ı Kehf Külliyesi’ne özgü kararlar arasında; ribat girişindeki çatlak sensörlerinin aylık raporlanması, ribat mahallinin rölövesinin hazırlanarak taç kapının askı sistemiyle güvenceye alınması, han ve ribat yapılarındaki kronik su sorunlarının drenaj sistemi ve jeopolimer reçine enjeksiyonuyla giderilmesi (İstanbul Üniversitesi Geoteknik Uzmanı Doç. Dr. Cihan Öser’in görüşü alınarak), han çatı örtüsünün metal malzemeli kırma çatı ile yenilenmesi, ribat cephesinde Araldit esaslı enjeksiyon ve helifix çubuklarla çatlak dikişi yapılması, cami mihrap derzlerinin temizlenip yenilenmesi ve tonozlarda araştırma raspası yapılması, mağara girişine bilgilendirme panosu konulması ve risk taşıyan ihata duvarlarının paslanmaz bağlantı elemanlarıyla kısım kısım yeniden inşa edilmesi yer almaktadır.
Külliyenin özgün taş işçiliğini yansıtan taç kapı ve kitabesi, askılama ve çatlak izleme sistemiyle güvenceye alınıyor.
Bilim Kurulu kararı doğrultusunda taç kapı, askılama projesi onaylandıktan sonra askıya alınarak yapısal güvenliği sağlanacak; çatlak sensörleri askılama sonrasında yapı genelindeki diğer çatlak hatlarına taşınacaktır. Taç kapı üzerindeki kitabe ve geometrik-bitkisel bezeme programı, külliyenin Anadolu Selçuklu dönemi taş işçiliğini günümüze taşıyan en özgün mimari unsurlardan biridir.


Rölöve, zemin etüdü ve çatlak izleme çalışmalarıyla birlikte saha uygulaması sürüyor.
Aşağıdaki güncel hava fotoğrafları, külliyenin ve çevresinin son durumunu yansıtmaktadır.




Uygulama, resmî kontrol ekibi ve bilim heyetinin gözetiminde yürütülüyor.
Yüklenici
Taksim Yapı Mimarlık İnşaat Restorasyon Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Kontrol Ekibi
Çiğdem Yeşilyurt (Mimar), Süleyman Enez (İnşaat Yüksek Mühendisi)
Bilim Heyeti
Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, Prof. Dr. Bekir Eskici, Erdoğan Tunç (Bölge Müdürü), Yahya Dilsizoğlu (Bölge Koordinatörü)
Kutsal kabul edilen tarihi külliye, bilimsel gözetim altında özgün mimari kimliği korunarak geleceğe taşınıyor.
Kur’an’ın Kehf Suresi’nde anlatılan kıssayla özdeşleştirilen ve Anadolu Selçuklu döneminden bu yana katman katman gelişen külliyede; rölöve-restitüsyon çalışmaları, zemin etüdü ve georadar taramaları, çatlak izleme sistemi, taç kapı askılaması ve su yalıtım/drenaj imalatları Bilim Kurulu kararları doğrultusunda sürdürülmektedir. Uygulama, onaylı restorasyon projesi ve resmî kontrol ekibinin gözetiminde devam etmektedir.
